Yargıtay Kararı Detayı
Karar Tam Metni
6. Hukuk Dairesi 2022/4921 E. , 2023/4283 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk DairesiSAYISI : 2019/1108 E., 2022/1033 K.DAVA TARİHİ : 06.10.2016HÜKÜM/KARAR : KabulİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2016/1016 E., 2018/1206 K.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, hizmetin ifası gerçekleştiği halde davalının sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelini ödemediğini, faizi ile birlikte toplam 597.256,00 TL hizmet bedeli alacağının tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye konu danışmanlık ve aracılık hizmetinin ancak Sermaye Piyasası Kurulu’nun izni ile yapılabileceğini, davacının bu konuda geçerli bir izni bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca davacı tarafın herhangi bir hizmet sunmadığını, öte yandan, hisse satışı üzerinden talep edilen komisyonun emsallerinin çok üzerinde ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından gönderilen yazıya göre, sözleşmeye konu hisse satış işleminin SPK izni ve lisansını gerektirmediği, davalının bu yöndeki savunmasının yerinde olmadığı, sözleşmeye konu işlem gerçekleşmiş ise de bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştiğini ispat yükü davacıya ait olduğu, davacının, işlemin kendi danışmanlığı ile gerçekleştiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin, sözleşmeye konu hisse satışının gerçekleşmesini sağladığını, kararlaştırılan hizmet bedeline hak kazandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede, Egeli&Co grup şirketlerinin, Enda Enerji Holding A.Ş. nezdinde bulunan paylarının tamamının alıcı Verusa Holding A.Ş.’ye satılması, devir işlemlerinin mevzuata uygun olarak tamamlanması ve pay devir işleminin pay defterine kaydedilmesi şeklinde tanımlanan işleme davacı şirketin danışmanlık yapacağının, bunun karşılığında de davalı şirketin, davacı şirkete 593.500,00 TL ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, söz konusu devir işlemine danışmanlık yapılmasının Sermaye Piyasası Kurulu’nun yetki ve göre alanına girmediği, sözleşmeye konu hisse devir işleminin gerçekleştiği, işlemin davacı şirketin hizmetleri sonucu gerçekleşmediğini ispat külfetinin davalıya düştüğü, davalı tarafın bunu ispat edemediği, davacının sözleşmede yazılı hizmet bedeline hak kazandığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; sözleşmeye konu hisselerin müvekkili şirkete değil dava dışı Verusa Holding A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkili şirkete sunulmuş bir hizmet bulunmadığını, hisse devrinin sözleşmeden iki gün sonra yapıldığını, bu kısa süre içerisinde nasıl bir danışmanlık hizmeti verildiğinin açıklanmadığını, buna ilişkin bir delil sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, öte yandan, davacının hisse satışına yetkisi de bulunmadığını, sözleşmenin baştan geçersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,3. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birincifıkrası uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekaletücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk DairesiSAYISI : 2019/1108 E., 2022/1033 K.DAVA TARİHİ : 06.10.2016HÜKÜM/KARAR : KabulİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2016/1016 E., 2018/1206 K.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, hizmetin ifası gerçekleştiği halde davalının sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelini ödemediğini, faizi ile birlikte toplam 597.256,00 TL hizmet bedeli alacağının tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye konu danışmanlık ve aracılık hizmetinin ancak Sermaye Piyasası Kurulu’nun izni ile yapılabileceğini, davacının bu konuda geçerli bir izni bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca davacı tarafın herhangi bir hizmet sunmadığını, öte yandan, hisse satışı üzerinden talep edilen komisyonun emsallerinin çok üzerinde ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından gönderilen yazıya göre, sözleşmeye konu hisse satış işleminin SPK izni ve lisansını gerektirmediği, davalının bu yöndeki savunmasının yerinde olmadığı, sözleşmeye konu işlem gerçekleşmiş ise de bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştiğini ispat yükü davacıya ait olduğu, davacının, işlemin kendi danışmanlığı ile gerçekleştiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin, sözleşmeye konu hisse satışının gerçekleşmesini sağladığını, kararlaştırılan hizmet bedeline hak kazandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede, Egeli&Co grup şirketlerinin, Enda Enerji Holding A.Ş. nezdinde bulunan paylarının tamamının alıcı Verusa Holding A.Ş.’ye satılması, devir işlemlerinin mevzuata uygun olarak tamamlanması ve pay devir işleminin pay defterine kaydedilmesi şeklinde tanımlanan işleme davacı şirketin danışmanlık yapacağının, bunun karşılığında de davalı şirketin, davacı şirkete 593.500,00 TL ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, söz konusu devir işlemine danışmanlık yapılmasının Sermaye Piyasası Kurulu’nun yetki ve göre alanına girmediği, sözleşmeye konu hisse devir işleminin gerçekleştiği, işlemin davacı şirketin hizmetleri sonucu gerçekleşmediğini ispat külfetinin davalıya düştüğü, davalı tarafın bunu ispat edemediği, davacının sözleşmede yazılı hizmet bedeline hak kazandığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; sözleşmeye konu hisselerin müvekkili şirkete değil dava dışı Verusa Holding A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkili şirkete sunulmuş bir hizmet bulunmadığını, hisse devrinin sözleşmeden iki gün sonra yapıldığını, bu kısa süre içerisinde nasıl bir danışmanlık hizmeti verildiğinin açıklanmadığını, buna ilişkin bir delil sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, öte yandan, davacının hisse satışına yetkisi de bulunmadığını, sözleşmenin baştan geçersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,3. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birincifıkrası uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekaletücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Henüz yorum yok.