10. Hukuk Dairesi E: 2023/10426 K: 2023/11894 27.11.2023

Yargıtay Kararı Detayı

Karar Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2023/10426 E.  ,  2023/11894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/556 E., 2023/1496 K.KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş MahkemesiSAYISI : 2020/114 E., 2022/346 K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili; davacının davalıya ait ... (eski plakası ...) plakalı, ticari minibüste Mayıs 1990 yılında şoför olarak işe başladığını, davacının iş akdinin fesih edildiği 15.01.2012 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davalı işverenin 15.01.2012 tarihinde davacının iş akdini haksız ve hukuka aykırı olarak feshettiğini, bu konuda alacaklarının tahsili için ... 4. İş Mahkemesinin 2014/950 Esas - 2017/847 sayılı ilamı ile tespit davası açması zorunluluğu doğduğunu, sigorta bildirimlerinin de Kuruma bildirilmediğini beyanla davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 01.05.1990 tarihi olduğunun tespiti ve tescili ile davacının 01.05.1990-15.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; öncelikle davacının iddia ettiği dönemlerde çalışmış ise 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, diğer iddiaların ise doğru olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tanık anlatımlarına göre davacının 01.07.1999 tarihinden itibaren çalışmaya devam ettiği, hizmetinin bildirildiği 10.02.2011 tarihine kadar da hizmet sözleşmesine dayalı çalıştığının anlaşıldığı, tanık ...'ın davacıyla birlikte aynı minibüste çalışması ve davacının 2012 yılında ayrıldığını beyan etmesi nedeniyle davacının 15.01.2012 tarihinde işten ayrıldığı kanaatine ulaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverenlik bünyesinde 01.07.1999-09.02.2011 tarihleri arasında ve 01.01.2012-15.01.2012 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, trafik ceza tutanaklarının iddiayı ispatlar nitelikte olmadığını, benzer bir davada Yargıtay'ın 1,5 yılda 5 ceza tutanağının gerçek çalışma olgusunu ispata yetmediğine hükmettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının fiili çalışmasının ispatlanamadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinden 10.02.2011 ile 31.12.2011 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının bildirildiği, davalı adına 29.03.1982 tarihinden itibaren ..., sonrasında ise ... plakalı minübüslerin tescil edildiği, 03.04.1982 tarihinden itibaren ... Minübüscüler Esnaf Odası üyesi olduğu, ... sicil numaralı işyerinin 10.02.2011 tarihinden itibaren kapsama alındığı, ... plakalı araç ile ilgili olarak davacı adına 02.07.2003 ile 07.10.2011 tarihleri arasında trafik ceza tutanaklarının düzenlendiği, tanık olarak dinlenilen durak çalışan ve sahipleri ve komşu işyeri çalışanlarının çalışmayı doğrulamaları karşısında davanın kısmen kabulüne dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, davacının 01.05.1990-15.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.3. DeğerlendirmeDavanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.İnceleme konusu dosyada; davacı 01.05.1990-15.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, Mahkemece davacının 01.07.1999-09.02.2011 ve 01.01.2012-15.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Davacının hizmet cetvelinde 10.02.2011-31.12.2011 döneminde davalı iş yerinden bildirimleri bulunmaktadır. Somut dosyada dava tarihinin 23.03.2018 olduğu gözetildiğinde, 01.07.1999-09.02.2011 döneminin dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre kapsamında olup olmadığı Mahkemece değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esasdan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Meslektaş Yorumları

Henüz yorum yok.